1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kan donduran açıklama! Kocası tarafından kelepçelenerek tecavüze uğramıştı, ifadesi belli oldu!
Kan donduran açıklama! Kocası tarafından kelepçelenerek tecavüze uğramıştı, ifadesi belli oldu!

Kan donduran açıklama! Kocası tarafından kelepçelenerek tecavüze uğramıştı, ifadesi belli oldu!

Bu sefer ki akıl almaz mide kaldırmaz olay da Antalya sınırlarında meydana geldi. Eşinin ellerini kelepçeleyerek tecavüz eden, bununla da yetinmeyip kadının çıplak bedenine şiddet uygulayan Ramazan İpek’i bu olayın mağdur kadını av tüfeği ile öldürmüştü.

A+A-

Bu sefer ki akıl almaz mide kaldırmaz olay da Antalya sınırlarında meydana geldi. Eşinin ellerini kelepçeleyerek tecavüz eden, bununla da yetinmeyip kadının çıplak bedenine şiddet uygulayan Ramazan İpek’i bu olayın mağdur kadını av tüfeği ile öldürmüştü.

Kendisine hayatının en büyük travmasını yaşatan Ramazan İpek’i av tüfeği ile öldüren Melek İpek ifade verdi. Verdiği ifade sırasında o gece yaşanan kan donduran anları anlattı. Olay gecesinin sabahı ardından yaşanan arbede sırasında eşinin biraz da olsa gözünü korkutmak için av tüfeğini alan Melek; o tüfekle yine eşini öldürdüğünü söyledi.

Döşemealtı sınırlarında meydana gelen adreste önceki gece kocasının kendini çıplak bir halde ellerini kelepçeleyerek işkence uyguladığını ifade ederken servis şoförü olan işkenceci eşini av tüfeği ile öldürdüğünü aktardı. Hemen peşine jandarmayı arayarak olayı anlattı ve teslim oldu. Ev hanımı, 6 ve 8 yaşında iki kızı olan Melek o gece yaşadığı korku dolu anları anlattı.

Seni kıyma yapar, köpeklere yediririm…

12 yıllık eşi tarafından işkence gören kadın evlilik hayatının ilk yıllarından beri maddi anlamda sıkıntı yaşamalarından dolayı aralarında huzursuzluk olduğunu anlatmıştı. Kıskanç bir şekilde sergilediği tavırlardan dolayı sürekli kavga ettiklerini anlatan kadın, sürekli fiziksel şiddete maruz kalıyordu.

Kadın her ne kadar karakola gidip ifade verse bile, cani eşi eğer beni içeri alır ifade verirsem ve seni koruma altına alırlarsa eve geldiğim zaman bu çocuğu öldürürüm diye kadını büyük kızını öldürmekle tehdit ediyordu. Olayın 7 ay öncesinde de kadına şiddet uygulayan cani şahsın seni kıyma yapar ve köpeklere yediririm, kimse bu sayede en ufak izini bulamaz diye tehdit ettiği ortaya çıktı.

Doğumdan geldiği gün yatağında çıplak kadın gördü…

2011 Aralık ayında doğum yaparak evine dönen kadın, kocasının 17 – 18 yaşlarında bir genç kız ile aralarında ilişki olduğunu anlattı. Doğumdan dolayı Melek annesinin evine gitti ve 10 gün orda kaldı. Annesinden geldiği gün yatağında bir kızı çıplak ve kocası ile öpüşür bir şekilde gördüğünü, ama korkudan en ufak bir şey diyemediğini anlattı.

Aralarında bu olay için çıkan kavganın ardından sinir krizi geçirdi. Eşinin, bu olay karşısında bir de yaptığı yanlıştan dolayı kendini affettirmesi gerekirken genç kadını bebeğini, ailesini ve kendisini öldürmekle tehdit ettiği aktarıldı. Eşiyle son 7 – 8 yıldır eşleri bu şekilde devam ediyordu.

Aldattığı kadına da aynı işkence…

Ramazan İpek ismindeki şahıs evine getirdiği ve aralarında ilişki olduğu bilinen M.A. ismindeki kıza da aynı şeyleri uyguladı. Genç kız ayrılmak isteyince o gün kadına yaptığı her şeyi o genç kıza da yapmıştı. Kızı kelepçeleyerek tekme tokat döven cani, bir de tüfeğin arka kısmı ile vurmuştu.

Melek her ne kadar bu duruma müdahale etmek istese bile bu sefer de kendisini öldürmekle tehdit ettiği için müdahale edemediğini ve araya girmediğini dile getirdi.

Boşanmak için atılan mesaj…

Melek, bir yıl önce kocası olacak şahsın kendisinin arkasında bir el pompalı av tüfeği ile ateş ettiğini dile getirdi. Alkol ve kenevir kullandığı bilinen şahsın 7 Ocak akşamı eve geldiği zaman yine hareketlerinde bir değişiklik olduğunu aktardı. İfadesi sırasında; " eşimde o an her ne kadar aynı odada otursak bile benim cep telefonuma "Ben ayrılmak istiyorum" yazarak mesaj attı. Ben de ona cevap olarak sadece "Sen bilirsin" diye cevap verdim. Bana karşılık olarak "Diğer odaya gider misin" diye cevap yazınca olay uzamasın diye ben de cevap vermeden çocuklarımı da yanıma alarak diğer odaya geçtim." Fakat o anlarda aynı ev içerisinde hala mesajlaşmaya devam ettiklerini dile getirdi.

"Eşim mesajlaşma sırasındabana bir de çocukların velayeti hakkında da seninle konuşmak istiyorum, eğer sen gelmek istemiyorsan çocukların biri sende biri tanesi de bende kalsın diye bir içerik yazdı. Ben debu süreçlerde istersen ikisi de sende kalsın biz ayrılsak bile onları ayırmayalım, ben ilerleyen süreçlerde nasıl olsa daha sonra senden her iki çocuğumu daalırım' diye cevap verdim. Mesajlaşmamız bu şekilde olsa bile konu hakkında hiç yüz yüze konuşmadık. ‘’ sözlerini aktardı.

Çocuklarının önünde şiddet gördü…

7 Ocak akşamı olayın meydana geldiği gece 22:30’da artık çocukların uyku vakti gelmesinden dolayı çocuklarını hazırlıyordu. Bu sırada verdiği ifade sırasında; "Eşim geçtiğimiz zamanlarda benim adıma ruhsatlı olarak almış olduğu av tüfeğiyle yanıma geldi. Bana o sırada çocuklarımınuyanık olmasını umursamadan 'Son duanı et kelimeyi şahadet getir' diyerek o anlarda tüfeği bana doğru tuttu. Ben de çocuklarımın yaşı çok küçük olduğu ve ölmek istemediğim için beni öldürmemesi için ona yalvardım. Tüfeği aslında bana doğrulttuğu zaman ateşleyeceğini anlayınca en azından çocuklarıma bir şey olmasın diye çocuklarımın önüne geçerek durdum.

O anlarda kızlarım o kadar korkmuştu ki birbirine sarılmış sadece ağlıyorlardı. Eşimin elinde olan tüfeği çocuklarım daha çok korkmasın diye elimle ittim, amacım aslında sadece çocuklarımı uzaklaştırmaktı. Bu sırada her ne kadar durdurmak istesem bile eşim ateş etti, ama bize bir şekilde isabet etmedi ve çıkan mermi camdan dışarı doğru çıktı, biz en ufak bir şekilde yaralanmadık. Eşim hırsını alamadı ve tekrar tüfeği bana doğru tuttu. Bu anlarda ben tekrar öldürmemesi için ona adeta sınırsız bir şekilde yalvardım. Bu sefer benden tüfeği çekerek tüfeği çocuklarımıza doğru yöneltti. Beni tehdit ettiği sırada sana önce çocuklarının acısı nasıl bir şey onu yaşatacağım, bunun ardından seni öldüreceğim' dedi.

Ben o sürelerde kendimden daha çok iki kızımın eşim tarafından bir canilik edecek ve öldürüleceği düşüncesi ile o kadar çok korktum ki anlatamam. Direk bu anlarda kızlarımın üstüne kapattım kendimi. Bu sefer de yine durmak bilmedi ve tüfeğin dipçiği ile kafama vurarak beni çekmek istedi. Yaşadığım olay sırasında gözüm, yüzüm, kolum ve omzumdan adeta her yerimden yararlandım.

 Beni saçımdan tuttuk ve yerde sürükleyerek diğer odaya kadar getirdi. Odaya getirdikten sonra burada yumruk ve tekme ile yüzüme ve vücuduma akla gelen her yerime vurdu. Cebimdeki şahsıma ait olan telefonu aldı kafama ve o telefon ile de yüzüme vurdu. Çığlık atıyordum ve bundan dolayı susmamı söyledi. Ben susmayınca da boğazımı şiddetli bir şekilde sıkarak boğmak istedi.

Yaşadığım olayın etkisiyle gözlerim adeta yuvasından, yerinden çıkacak gibi oldu, artık tamamen kararmıştı. 'Diğerlerine sence ben daha azını mı yaptığımı sanıyorsun diye bağırarak susmak bilmiyordu. Elinden bir yolu buldum ve kurtuldum, kaçmaya çalıştığım sırada bir anda beni yakaladı yumruk ve tekme atarak canımı daha da çok yakmaya başladı. Çığlık atmaya ben devam edince bu anlarda hırsını alamadı ve tekrar boğazımı sıktı. Bu işkence esnasında zaten ben bayıldım." İfadesine yer verdi.

Banyoda tecavüz…

Kendine geldiği zaman banyoda çıplak bir şekilde olduğunu hatırlayan kadının elleri de kelepçelenmişti. Avda kullandığı naylon iple kadını adeta cenin pozisyonunda olur gibi boynu, elleri ve kolları bağlıydı. Tecavüzün acısıyla uyanan kadına bir yandan da soğuk su döküyordu. Artık soğukta titreyen kadının cani kocası sanki bir şey olmamış gibi bir de duş almaya devam ediyordu. Duvarlarda ve klozet üzerinde kadına ait olan kanları da temizleyerek kadını oracıkta bırakıp gittiğini ifadesine ekledi.

Çıplak bedeninde bıçak geziyordu…

15 – 20 cm uzunluğunda Rambo bıçağı ile yanına dönen cani adam kadının bedeninde bıçakla geziyordu. Kadın verdiği ifade sırasında;

"Ben yerde onun bağladığı gibi cenin pozisyonunda banyoda gelip beni açmasını bekliyordum. Sol göğsümün altına yanıma geldiği zaman Rambo şeklide olan bıçağı dayadı ve o anlarda sol eli bıçağı tutuyordu. Sağ eliyle de bir yandan bana baskı yaparak eğer seni buranın biraz daha altından bıçaklamayı istersem direk ciğerine girer. Yok, onun yerine biraz üstünden sana sokarsam kalbini direk delerim ve geçerim.

Ama dediğim gibi buradan yaparsam sen direk ölmez daha çok acı çekerek ölürsün ve bunu istiyorum derken vücudumun farklı bölgelerinde elinde olan bıçak ile gezdirerek ucunu hissetmemi sağlıyordu. Ben o an aslında bir an gözü dönecek ve beni bıçakla keseceğini hissettim. Aslında bu yüzden de sürekli ağlayarak beni çocuklarım için öldürmemesi için yalvarmaya devam ediyorum. Çığlık atıp yardım istemek istesem bile bunu isteyemiyordum, çünkü ben her ne kadar istesem bile bağırdığım takdirde öldüreceğim diyerek beni korkutup tehdit etti. Seni öldüreceğim ve sadece bununla da yetinmeyerek çocukları da buraya senin yanına yatıracağım" sözleri ile daha çok korkmama neden oluyordu.

Ellerimi kelepçeledi…

Melek kendisine eşinin banyoda yaptığı işkenceleri anlatırken bir yandan da çocukların bağırmalarından dolayı daha çok korkuyordu. O sıralarda;

"Çocukların aslında yaşadığım o anları görmemesi için ben de gelmelerini istemezken kocam olacak o cani odadan çıkmamaları konusunda giderek onları da korkuttu.Ben o andan sonra çocukları görmedim ve ne kadar duymak istesem bile bir kere bile seslerini duymadım. O anlarda ellerimi çözdü, direk yanında getirdi kelepçeyi çıkarttı vesen duşunu al ben seni kapıda bekliyorum' dedi. Kapıyı açık bıraktı ve ben banyo yaparken o da o sırada banyonun önünde beni izledi. Ben duşumu aldım ve banyodan çıkarken havluya sarıldım eşimle beraber banyodan diğer odaya geçtik. Bu esnada aslında artık kendine geldiğini ve beni öldürmekten vazgeçtiğini düşündüm biraz da olsa rahatladım. Tekrar yanına aldığı kelepçeyi getirdi ve ben bir kere daha aynı olayları yaşamamak adına kaçmaya yeltendim ancak ne kadar uğraşırsam uğraşayım bu konuda ben bir türlü başaramadım. Beni yakaladı ve daha çok sinirlenerek ellerim arkada olacak şekilde tüm gücü ile tutarak çok sıkı kelepçeledi" ifadelerini ekledi.

Burada bekle, gelip yarım kalan işimi halledeceğim…

Odada olan çekyatı yatak haline getiren eşi kendisinin orada çıplak bir şekilde yatmasını istedi. Elleri ters kelepçeli olmasından dolayı çok canı yanan kadın ifadesisırasında şu sözlere yer verdi.

"Canım çok yandığı ve kelepçe olduğu için yatamıyordum. Kendisinden biraz da olsa rahat etmek için kelepçeyi çıkarmasını istedim. Bana yardım eder belki diye düşünsem bile o sırada sadece sessiz yat yoksa balkondan çıkarırım ve böyle çıplak bir şekilde aşağı atarım seni. Seni sadece gecenin karanlığında değil gündüz gözü ile daha çok zevk alarak öldürüp parçalamayı istiyorum sözlerini dile getirdi. Kızlarım bu olaylar yaşanırken diğer odada idi. Büyük kızımdan bu olayların ardından ne kadar çık etkilendiyse kusma sesi geldi. Kızımı düşünmek yerine onlara bağırarak hemen yatın ve uyuyun yanınıza getirtip öldürtmeyin kendinizi' sözlerini söyledi. Yerde yer yatağı vardı ve o cani orada yattı. Ben o sıralarda yatakta ters kelepçeyle her ne kadar dönmeye çalışsam bile sürekli koltuktan ses çıkıyordu. Yanıma geldi ve o sesten dolayı kelepçeyi söktü. Yine bırakmadı ve ters olan kelepçeyi önden kelepçeledi. Beni yerdeki olan yer yatağının yanına indirerek yatırdı. Ben açık olan kanepenin ç kısmında yer alan alt boşluğunda yattım. Beni burada olan aralık kısmına sıkıştırarak aslında hareket etmemi engelleyecek şekilde sabitledi. Bu şekilde ben acı çekerken eşim uyudu. Bu sürelerde ben korkuyordum. Tabi bir de üşüdüğüm için sabaha kadar uyumak nedir bilmedim. Sabah ezanı okunduğu sıralarda artık kendimden geçmişim. Eşim uykumdan beni uyandırarak sadece servisi yapıp geleceğini anlattı. 'Ben gelinceye kadar sen sakın yanlış bir şey yapma ve burada bekle geldiğimde seninle yarım kalan işimi halledeceğim' dedi ve düşünmeden gitti. Evin dış kapısını kilitler diye beklesem bile kilitlemedi. Akşam bana ve çocuklarıma doğru tutarak ateş ettiği silah salonda olan duvara dayalı bir şekilde duruyordu. Baktım aslında her zaman olması gereken mekanizması yoktu. Beni öldürmesine engel olmak için silah aradım, ama ne kadar ararsam arayayım bulamadım." İfadelerini aktardı.

Kızlar artık korkudan altına yapmışlardı…

Ailenin evinde sabit telefonları yoktu. Kızlar her ne kadar babalarının sakladığı cep telefonunu arasalar bile bir türlü bulamadılar. Bu sırada;

"Kelepçenin her yerde ve evin her noktasında anahtarını aradım, fakat ne kadar ararsam arayayım yine de bulamadım. Kızlarım ile beraber hem çay kaşığı hem de saç tel tokaları yardımıyla biraz da olsa kurtulmak için kelepçeyi açmaya çalıştık fakat ne kadar uğraşsak bile bu konuda başarılı olamadık ve açamadık. Kızım C. De bana yardım ederek üstümü çarşaf ile sardım. Yardım istemek için komşumuz Turgut Yaraşlı'nın evine kadar gittim. Evleriminiz arası uzaklık kısmına bakınca ortalama olarak 100 metre uzaklıktadır. Gitmemde olan ana sebebi eşim bazı anlarda milli parklardan ceza yememek için benim üzerime almış olduğu tüfeğini Turgut'un evine koyar ve orada bırakır. Kapıyı Turgut'un eşi olan Semra Yaraşlı açtı. Beni bu anlarda görünce 'ne bu halin' diye sordu. Ben de aslında o kadar çok korkuyordum ki her ne kadar anlatmak istesem bile korkumdan bir şey söylemekten geri kaldım. Bana kendisi tarafından gelen sorular karşısında yine kavga ettim diye geçiştirerek yanıtlar verdim. Kendilerinde daha önceden vermiş olduğu eşimin tüfeğinin olup olmadığını sordum. Semra bu anlarda aslında bana tüfeğin kendilerinde yer almadığı söyledi. Ben de tekrar makus talihime küserek eve gittim. Semra yanına gittiğim zaman aslında benim kelepçeli olduğunu her ne olursa olsun görmesin diye ellerimi örtmüştüm.

Eve tekrar döndüğüm zaman çocuklarım ile beraber eşimi gelmesini beklemeye başladık. Çocuklarım bu anlarda o kadar çok korkmuş olacaklar ki sürekli bana 'Babamız bizi öldürecek mi?' diye korku dolu sorular soruyordu. Hatta büyük kızım bu anlarda korkudan altına yaptı. Bu arada eşimin geldiğini onun arabasının sesini duyunca anladık. Direk bu korku dolu anlarda kızlarım, 'Anne babam geldi, bizi öldürecek mi? Diye sorarken o kadar çok korkuyorlardı ki ağlamaya başladılar. Ben çocukların normalde kaldıkları odadan çıktım evin girişinde ve sol kısımda yer alan ilk odaya geçtim. Eşim aşağıdan yukarı gelirken bir yandan küfrediyor bir yandan da bizi öldüreceğini söyleye söyleye eve çıkıyordu. Kapıyı normal bir şekilde açmak yerine tekme atarak içeri girdi. Evin içine girdiği an ise direk bağırmaya ve sövmelere başladı. Ben odanın bir köşesinde bana daha da çok sinirlenerek bir şey yapmasını istemediğim için sinmiş bir şekilde duruyordum."

Arbede sırasında silah kontrolsüz bir şekilde patladı…

Melek İpek bu güne kadar daha önceden görmediği küçük kuş silahını gördüğünü dile getirdi. Bu sırada;

"Ellerim her ne kadar kelepçeli bir şekilde olsa bile yine de hem kızlarım hem de kendim için silahı elime aldım. Derdim asla onu öldürmek değildi. Sadece bana sabaha kadar sistematik ve planlanmış bir şekilde işkence yapan eşimin korkmasını sağlamaktı. Bu arada olduğum odanın kapısı o kadar sert bir şekilde açıldı ki adeta sesi ile korktum. İçeri giren eşimdi ve o an onunla yüz yüze geldik. Aniden ben daha ne olduğunu bile anlamadan üstüme atılmaya kalkıştı. Aramızda meydana gelen bir arbede oldu. Bu sırada ben daha ne olduğunu bile anlamadan kontrolsüz şekilde silah elimdeyken ateş aldı. Ben önce onun tarafından öldüğümü sandım. Sonra bir baktım ki eşimin odanın kapı girişinde yığıldı ve kaldı. O sırada kendisinden kan aktığını gördüm. Hemen eşimin cebinde olan cep telefonunu çıkardım ve direk telefonunu açmak için uğraştım. Fakat her ne kadar uğraşsam bile bu telefonun şifresini bilmediğim için başarılı olamadım.

Telefonunda yüz okuma vardı ve ben de bu yüzden yüzüne gösterdim şifresi açılsın diye. Ama kaldırmış olacak ki açılmadı. Sonra karşıma bir anda acil aramalar çıktı. O an ilk yapmam gereken şey112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramaktı ve aradım. Eşimi vurduğumu bu yüzden de adresimi vererek olay yerine acil jandarma ile beraber ambulansa haber verilmesini dile getirdim. Yaşanan olayların ardından asla bir şey anlamamıştım ve yaşadığım bir şok etkisi vardı. Bu olay şokuyla sadece bir şey yapamadan eşimin başında çömelmiş vaziyette jandarma ve ambulans gelmesini bekledim. Kapı çaldı ve açtığım sırada hem jandarma hem de ambulans geldi. Kelepçelerimi gören jandarma onları çözdü. Ben de artık ellerim çözülmüş olduğu için üzerimi giyindim. Daha sonra dile getirdiğim olay ile beraber işlemler için gözaltına alınarak karakola getirildim. Ben bu yaşanan olayın hepsinden dolayı üzgünüm ve arbede sırasında silahın ateş almasından dolayı pişmanım. Fakat bu yaşanan olay gibi kötü bir olay olmasaydı ben ile beraber 2 kız evladım da ölmüş olma ihtimali vardı. Bana tüm gece boyuncasabah kadar işkence yapan eşimi ve aslında bir yandan danamusumu temizledim" sözlerine yer verdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Sizlerin seslerini duyurabilmek için konu ile alakalı yorumlarınızı, görüşlerinizi fikirlerinizi mutlaka yazın.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.